“saldırganız” biz…

“saldırgan” gençliğiz biz…parkta kitap okuduk polislere, ağaçlara örgüden süperman amblemleri astık, şarkı söyledik, sen bizim çadırlarımızı yaktın, suratımıza gaz sıktın…

meydana geçip oturduk, ezan okunurken slogan atmayı bıraktık, sen geldin TOMA dediğin araçla üç beş metreden tazyikli su sıktın, bize taklalar attırdın…

Image

biz “saldırgan” gençliğiz. yürüyerek, “faşizme karşı omuz omuza” diyerek meydana çıktık, biri sana taş attı, sen taş atanlara değil, sakince duranlara gaz attın. gözlerimiz görmezken koşmaya çalıştık, birbirimizi ezmemek için gaz dolu ağızlarımızla “yavaş” diye bağırarak kaçtık. kaçtığımız yerde tanımadığımız insanlar gözlerimize yeni keşfedilmiş tıbbi destek uyguladı…korktuk ama yılmadık, sonunda meydan bize kaldı…

sadece biz duymayalım ne olduğunu, internet kullanmayanlar var dedik, haber kanallarına telefon açtık, öğle tatilimizi yemek yemek yerine haber kanalının önüne gidip protesto ederek geçirdik, böylece “saldırmış” olduk.

“saldırgan” doktorlarız biz, sokaktakilere yardım için korkmadan sabahlara kadar yaralananlara destek olduk. cami imamı camiyi açtı, camileri revir yaptık çünkü cami politika için değil halk için vardı. sen camide bira içtiler diye yalan haber çıkardın.

“üç beş çapulcu” dedin bize, “bir kaşık suda boğmayı bildiğini” söyledin. karşındakini dinlemediğini, dinlememekle gurur duyduğunu gösterdin, yine sokaklara döküldük sesimiz daha çok çıksın diye. iyice “saldırgan” olduk…

“holigan” olduk biz, rengarenk formalarımızı giyerek Anadolu’dan Avrupa’ya yürüyerek geçtik. polis bir takımın taraftarlarını göz altına alırken, başka bir takım olarak koştuk yardım ettik, bırakmadık birbirimizi. yaralanan taraftara, “yok bir şey, daha ne derbilerde buluşacağız” dedik, “saldırgan” olduk ama kardeş kaldık…

Image

polise börek ikram ettik, çiçek verdik, “abi kaç saattir uyumuyorsun” diye sorduk…polis bize üç beş metreden gaz ateşledi, gözümüzü kaybettik, beden bütünlüğümüzü yitirdik. “saldırganız” ama biz, hepsini hakettik…

kameraların önüne geçtin, “hukukla bağlıyız biz” dedin ama “polis neden kasklarındaki sicil numarasını saklıyor” dediğimizde “konu hakkında bilgim yok” dedin. oysa cnntürk bile yayınlamıştı. sen yükümlülüğünü yerine getirmedin, bundan utanır gözükmedin. ama biz “saldırganız” çünkü yükümlülüğümüzü bildik, sınava gidip “çalışmalıydım belki ama çalışamadım, meydanlardaydım” diye yazdık sınav kağıtlarına, bir nevi özür diledik. sen dilemedin ama biz “saldırgan” davrandık.

Image

pasif direnişe geçtik, karşılıksız yardım malzemesi topladık, insanların karnını para almadan doyurduk, kimseyi yargılamadık, polise taş atana “dur” dedik ama çok saldırganız biz, sen bizi “çapulcu” diye yargıladığında biz global sözlüklere yeni bir fiil ekledik…

of çok “saldırganız” biz. doktorların, eczanelerin, yardım için kapılarını açan  evlerin bilgilerini internette paylaştık, sen hukuka aykırı şekilde 24 saati geçtiği halde göz altında tuttun bizi…senin silahın gaz atan siyah aletler oldu, su sıkan TOMA’lar oldu, biz interneti kullandık, cumhurbaşkanına, başbakana “ne olur durdurun bu şiddeti” diye mesaj attık.

TOMA’nın önünde kollarını açmış duran kız olduk, gitar çalan çocuk olduk. yüzüne gaz sıkılırken kafasını hafifçe yana çeviren ama sırtını ağaca veren kız olduk. çok “saldırdık” biz sana…”saldırırken” de her şeyi duvarlara yazdık, beynimize kazıdık.

Image

biz bir sınırı aştık. “ötekileşmediğimizi” ,”biz” duygusunu yitirmediğimizi anladık. çaresizliğimizi yendik, birbirimize umut aşıladık.

biz 10 gündür hiç yalnız kalmadık, yalnız hissetmedik…koskocaman bir orman olduk. “saldırdık” ve ormanın her bir parçasını korumaya çalıştık.

sen de bizdensin aslında, insansın çünkü…ama gün gelecek utanacaksın. sen utanmasan da çocukların senden utanacak. gözlerin kör olmuş olsa da, inancınla başbaşa kalacağın “o an”da korkacaksın. umarım inancının ne anlama geldiğini, neler gerektirdiğini hatırlayacak ve pişman olacaksın. bizim vicdanımız rahat, biz yanlış bir şey yapmadık; hakkımızı savunduk, sesimizi duyurmaya çalıştık. yanlış bir şey yaptığımızı anladığımızda özür dilemeyi bildik. gerekirse yine özür dileriz. ama sen egonu yenemedin, bir özür bile dilemedin.

“saldırarak” beklemeye devam edeceğiz…

Image

bak burada “saldırgan” gençliğin kaydettiği görüntüler, canım “saldırganımın” söylediği şarkı var…bunların hepsi senin vicdanında, benim hafızamda, internette kayıtlı kalacak…

Bahar gelmemiş olabilir, ama sen kendi kışını hissettiysen git Gezi Parkı’ndan battaniye al : )

Image

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s