Yeni Yetme Pug Yavrusu ve Ev Halleri

Bro bugün tam 72 günlük. Beraber geçirdiğimiz 5. günümüzdeyiz. Kendisi bir pug yavrusu. Bugüne kadar yaptığım araştırmalar sonucu pug’lara dair edindiğim bilgileri doğrulayan bir çok özelliğini gösterdi bize, özgün karakteristik özelliklerini ise zamanla fark edeceğimizi tahmin ediyorum.

Üzerimde 5 günlük bir annelik deneyimi yorgunluğu var ki anlatamam. Köpeğini kendi yavrusu zanneden insanlardan olmak istemiyorum ama yavru köpek insan bebeğinden çok farklı değil, bu anlamda ben 5 gündür annelik yapmak zorundayım. Yukarıdaki iki cümleyi bitirmek üzereyken karşıma geçip gözlerini bana dikerek salonun ortasına işemeye başladı mesela. Gözlerini bana dikiyor çünkü kızacağımı biliyor. Kızıyorum da. Ama kendisi işeme-kızma-doğru nokta üçlüsünü bir türlü bir araya getirip anlamlı bir sonuca varamıyor.

Yemek, içmek, sıçmak, oynamak, uyumak aktiviteleri konusunda gerçekten bebek gibi. Bizi oyun arkadaşı zannediyor. Bir yandan da dişleri kaşınıyor. İkisini bir araya getirdiğindeyse kemirilen biz oluyoruz. Neler yaptığını anlatmaya çalışacağım, belki yardımı olur, olmasa da muhtemelen eğlendirir.

Evimize gelmeden önce, annesi ve bir cocker ile aynı evde yaşıyordu. Doğal olarak oyun kültürünü de burada geliştirmiş. Cocker’ın kuyruğu ve kulaklarını ısırmayı çok sevdiği için şu an ben ve saçlarım onun için cocker ve parçalarıyız, ulaşabildiği anda saçlarımı ısırıyor. Kendisine sürünün liderinin ben olduğumu anlatmaya çalışıyorum ama pek oralı değil. Zaten benim anlatış şeklim de onu ısırmaya çalışmayı ve “bu sürünün lideri kim? ben!” diyalogunu tek taraflı tekrar etmeyi aşamadı.

Çoğu yavru köpek için ilk gece ağlayacağı söylenir. Bro ilk gecesinde hiç ağlamadı. Sonraki günlerde de sabahın 5’inde bizi bok kokusuyla uyandırdıktan sonra kendisiyle oynamadığımız için ve ben ekmek almaya çıktığımda ağlamak dışında ağladığı da olmadı. Çok oyuncu, sürekli ilgi istiyor ama bir süre hareketsiz durduğunuzda da sizi rahat bırakıyor neyse ki.

Eve geldiği günden beri fiti fiti çevrede dolaşıp, merakla kafasını oraya buraya sokmakla meşgul. Ben bunları yazarken de 2 gün önce koltuğun arkasına düşürüp alamadığım ödül büskivisine ulaştı. Dar yerlere girip gizli kalmış toz topaklarını ortaya çıkarmakta üzerine yok. Pug’ların sürekli anılan bir kaç özelliği var. Duygusal ve hassas oldukları söyleniyor. Çoğu pug sahibi köpeğinin konuşamayan bir insan olduğunu iddia ediyor. Bizimkinin de eğitilmediği halde “hayır”dan anlaması, kızdığınızı hissedip geri çekilmesi galiba bu fenomenin bir parçası. Gerçekten “hayır” diye sert bir şekilde bağırdığımda o an her ne bok yiyorsa yemeyi bırakıyor. (İşeme aktivitesi dışında) Çok kızdığımda da ezikleşip en hüzünlü ifadesini takınıyor. Aldanmamak lazım tabi, bir diğer baskın özellikleri inatçı olmaları çünkü. Bu olayların bir kısmında köprüyü geçerken bana dayı dediğini hissediyorum. Beni idare ediyor yani, doğru zamanı bulduğunda da ne yapmak isterse onu yapıyor.

Şu an için en favori oyuncakları diş ipi,  yeşil topu ve kemikleri. Diş ipi iki tarafı püsküllü bırakılacak şekilde sıkıştırılarak düğümlenmiş iplerden oluşuyor. Bunu çekiştirmeyi, attığımda koşup getirmeyi (ama bana vermemeyi) seviyor. Aynı zamanda dişlerini de kaşımış oluyor. Bunu ağzına alıp dik olarak taşırken neredeyse aynı boyda oldukları için komik bir görüntü oluşturuyorlar.

disipi

Peşinden koşmayı ve dişlemeye çalışmayı sevdiği bir diğer şey de topu. Topun içinde ışık var ve zıpladığında yanıyor. Bu ışık onu ne kadar ilgilendiriyor bilmiyorum ama dikkatini çektiğini düşünüyorum. Bu top sayesinde ilk havlamasını duyduk çünkü koltuğun altına kaçmıştı ve alamamak onu sinirlendirmişti. Bir de oyuncak olmasa da bir taşla iki kuş vurabildiğimiz kemikleri var. Bunlar kemirdikçe yumuşayabilen, bağırsak zarından yapılan kemikler. Ben otururken yanıma geldiğinde (henüz koltuğa çıkamıyor ama sıkıldıkça “beni de al” şeklinde yorumladığım hoplama zıplama hareketleri yapıyor) hemen bir yerlerimi kemirmek istiyor. İşte kemik burada imdadıma yetişiyor. Kemiği ağzına veriyor ve bir yandan da yavaş yavaş hareket ettiriyorum. Böylece hem oyun oynamış hem de dişlerini kaşımış oluyoruz. Kafalar rahat…

Oyun dışı ihtiyaçlara gelirsek. Literatüre “nereye sıçacaklar?” problemini çözen aile olarak geçmek üzereyiz çünkü her yere sıçabiliyoruz. Aşılarımız tamamlanmadığı ve hasta olduğumuz için (hastalık detaylarımız için bu yazıyı okuyabilirsiniz) evden, veterinere gitmek dışında çıkamıyoruz. Bu nedenle tüm ihtiyaçlarımızı evde halletmemiz gerekiyor. Çiş mevzusu için pedler ve sprey aldım ama bu da tam bir çözüm olmadı, çişimizi yapmak konusunda da Özgür Willy ile yarış halindeyiz. Bugüne kadarki çişlerimizin aşağı yukarı %30’unu pede yapmayı başardık. Dün “madem her yere yapıyor, ben de her odaya ped koyarım” şeklinde sivri zeka bir mantık geliştirmiştim. Bugün doktoruyla konuştum, “hep aynı yere alıştır” dedi. Hatalı bir şekilde sıçarken yakalasam bile karışmıyor, bitirmesini bekliyordum. Hemen müdahale edip yapması gereken doğru yere götürmeliymişim. Tabi bunu sağlamanın ön koşulu Bro’yu iş üzerinde yakalamak. Genelde fiti fiti sesleri kesildiğinde (yürürken bu sesleri çıkarıyor) ve ortalıktan kaybolduğunda ihtiyaç gideriyor oluyor ama yakalamak malesef her zaman mümkün değil. Önümüzdeki günlerde buna mesai harcıyor olacağız. İşte yorucu olanlar da tam bu süreçler oluyor. Günde 10 kere falan çiş kaka temizleme (deterjan ve sirkeli suyla siliyorum ki kokusu kalmasın), nereye giderse takip etme ve çılgınca koşuşturarak oyun oynama aktiviteleri beni bitirdi resmen.

Pugların sıkça anılan diğer bir özelliği de horlamaları ve gaz çıkarmaları. Henüz küçük olduğu için çok horlamıyor, ancak pozisyonu garip olur ve derin bir uykuya dalarsa horluyor ama gaz çıkarma olayı…Ne diyeceğimi bilemiyorum. Pek çok yerde “kaçmanıza neden olur” şeklinde yorumlar okumuştum ama insan başına gelmeyince anlayamıyor gerçekten. Sadece “inanılmaz bir şey” diyebileceğim galiba. Gerçekten o tipten böyle bir potansiyel beklemiyorsun.

Bir kaç gündür devam eden zorunlu veteriner ziyaretlerimizde ufak tefek boğuşmalar yaşandı. Önce boğazını göstermediği için doktor güç uygulamak zorunda kalmıştı; bugün de burnuna serum fizyolojik sıkabilmek için ufak bir boğuşma yaşandı. Bu süreçlerden iki şey öğrendim; birincisi elimde kalmazmış, gerektiğinde güç uygulayabilirmişim ki doktor “korkma benim uyguladığım kas gücünü sen istesen de uygulayamazsın, yani elinde kalmaz” dedi. Pugların yüzündeki kırışıklıkların ve kulaklarının sıkça temizlenmesi gerekiyor, aksi takdirde enfeksiyon oluşuyor, bu nedenle arada bir boğuşmamız gerekecek. İkinci bilgi de şu oldu; “biraz işimiz olacakmış”. Bu cümleyi veteriner kurdu. Burnuna suyu sıkarken göz göze gelip uzunca bakıştılar. Doktor “bak bak, demek sen şimdiden insanlarla bu kadar uzun göz teması kuruyorsun ha?” dedi ve bana dönüp bu cümleyi kurdu. Delikanlı biraz sert olacakmış. Ben; “ben de sertim” dedim; doktor “göreceğiz” dedi. (Challenge accepted Bro:))

Bu arada cin gibiyiz. Seslere karşı çok duyarlıyız ve “buralar benden sorular, hoooop n’oluyor?” şeklinde sürekli tetikteyiz. O yüzden, beyfendi uyurken dinlenebildiğim için minimum gürültü yapmaya çalışıyorum. Bu sabah uyurken rüya gördüğünü (hatta büyük ihtimalle kabus olduğunu düşünüyorum) fark edince videoya almaya başladım. Çakal hemen fark edip uyandı ve bu sırada bir öksürük nöbeti başladı. Gözler açık uyumak da yine bu ırkın bir özelliği ve oldukça korkutucu bence :)

Reklamlar

Yeni Yetme Pug Yavrusu ve Ev Halleri” üzerine 11 yorum

  1. Merhaba. Sizin gibi puf sahibi olmak isteyen biriyim. Yazınızı heyecanla okudum. Açıkçası bütün hayallerim yıkıldı. Korktum. Ben yanlız yaşıyorum. Pug alırsam gündüz evde yanlız kalıcak. Deneyimlerinize dayanarak sizde yanlız kalabilir mi? Bebeğinizle size mutluluklar.

    1. Selam Melda,
      Açıkçası bence evde yalnız kalmasını düşünmeden önce düşünülecek çok konu var. Ben çalışan insanların özellikle de yavru almalarını pek onaylamıyorum. 8-9 aylık olana kadar çok yakından ilgilenilmeli ki sonraki beraber yaşamınızda sorun çıkması. Evde yalnız kalma olayı da mesela bunun bir parçası. Bebekken yavaş yavaş alıştırman lazım ki evde uzun saatler tek başına zaman geçirmeyi öğrensin.
      İlla hayatına bir pug almak istiyorsan da yetişkin ve eğitimli almanı öneririm. Çeşitli sebeplerle pugını verenler oluyor, Facebook gruplarını Pet Arkadaş’ı falan takip edebilirsin. Başka soruların olursa bana da sorabilirsin.
      Bro 2,5 yaşında ve şu an dışarı çıkma zamanı geldiği için sabırsızlanıp beni darlıyor :)

  2. Merhaba 😊 eşimle bronun fenomeni olduk 😊 dün ailemize Dora Hanımı katmış bulunmaktayız artık bizimle 😊 petshopdan aldık ama tanıdık vasıtasıyla hanım efendinin durumu iyi keyfi yerinde kıpır kıpır ve dişleme delisi kedisi ve faresiyle oynuyoruz birlikte ve çok susuyor afacan 😊 sizin yazılarınız tecrübeleriniz paylaşımlarınız olmasaydı bu kadar cesaretli olamazdık 😊 teşekkür ederiz 😊

    1. Selam Kader, aldım fotoğraflarınızı, sizin adınıza da çok sevindim. Ben teşekkkür ederim. Aklınıza takılanları sorabilirsiniz, ben cevabını bilmesem de birilerinden öğrenirim.

  3. Mrb. Bende 45 gunluk bir yavru aldim. 15 gundur bende ve uyku haram oldu. Cisini temizlemekdende yoruldum. Simdi 2 aylik. Bu surekli isirma, aglama, ve cis sorunu kac aylikken asilabiliyor? Ne zamana kadar dayanmaliyim:)

    1. Selam Mehmet,
      Kolay gelsin demiyorum, açıkçası “kolay gelmeli” demek istiyorum :) Köpek bakmak ciddi ve zor bir iş. Nedense çok ciddiye alınmıyor, böyle olunca da genelde hop köpek alınıyor sonra “biraz araştırayım yahu, nedir bu ızdırap böyle?” deniyor. Galiba sende de tam bu olmuş:) O yüzden kolay gelmeli diyorum.
      İnsan yavrusundan daha hızlı gelişen ancak benzer şekilde gelişme evresinde bakım ve ilgi gerektiren bir tür aldın hayatına. Cinsini söylememişsin ama ortalama 8 aylık olana kadar kasları tam olarak gelişmeyeceği için, evet her yere işeme ya da sıçma tehlikesi olacak. Ama sakın “aman canım, gelişmemiş, gelişsin eve yapmayacak nasıl olsa” deme. Bu süre zarfında senin ona eve değil dışarıya yapılacağını sabırla öğretmen gerek. Ağlama ve ısırmada da benzer durumlar geçerli. İlgi göstermediğinde ya da senden ayrı kaldığında ağlıyordur, ilgi göster. O şu anda bebek ve bunlara ihtiyacı var. Zaten 45 günlük yavru almamalısın, annelerinden ilk 60 günde ayrılmamaları gerekiyor. Eh almışsın, hayvanın annesi yok, kime ağlasın? Sana ağlasın, sen de onu sev ve ona ilgi göster. Bebekliği atlatıp hızla büyüdüğünü göreceksin, sevgi arayışı azalacak. Sen de bu arada aranızdaki ilişkiyi düzenlemeye başlayacaksın. Isırmayı oyun için yapıyor, oyuncakla falan oyna, o senin elini ısırdığında “ah uh” diyerek tepkini göster ve elin yerine ona bir oyuncak ver. Oyuncağı sen de bir yandan çekiştir, muhtemelen hareket istiyordur.
      Kolay gelmeli, sakın onu bırakma.

  4. ben pugları baya bi araştırdım internette puglarla ilgili bi yazı görürseniz okuduklarım aasındadır,sizinki dahil neredeyse her yazıyı okudum evime pug almak istiyorum ama hafta içi saat sabah 7.40 tan öğleden sonra 3.30 a kadar evde yokum okuldayım annem sabah 11.30 da babam 10.30 da evden çıkıyor evde bazen annanem oluyor yani ev bi 3-4 saat boş kalıyor sizce bu çok büyük bir sorun yaratır mı? cevap verirseniz çok memnun olurum. Yazınız çok güzel elinize sağlık ufaklıkla bi ömür mutluluklar: ))

    1. eğer alırsam yaza doğru alıcam zaten ama yaz sonunda ne olur uyum sağlayabilirmiyiz diye endişelendim.

      1. Selam Müge,
        Köpek bir sürü hayvanı, o nedenle kiminle, hangi şartlar altında yaşarsa ona uyum sağlar. Bu açıdan bence asıl sorgulaman gereken eve geliş saatlerinden çok aşağıdaki örneklerdir… Yavru olarak sana gelen bir köpek doğru yöntemlerle alıştırmasını yaptığında evde yalnız kalma durumunu normal bir rutin olarak öğrenecektir.
        1. Köpekler hiyerarşik bir düzen kolluyorlar, bu nedenle genel olarak evde bir kişiyi sahip olarak görmesi gerekiyor. Her sabah ve akşam (yani günde en az iki kez) düzenli olarak beslemen ve gezdirmen gerekecek; bunu aksatmadan yapabilecek misin?
        2. Eğitim çok önemli. Bir arada var olabilmek için özellikle ilk sene içerisinde senden neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenmesi gerekir. Bu iş, ciddi zaman, sabır ve tutarlılık gerektiriyor. Örneğin, masadan yemek yememesini sağlamalısın, bu kuralı bir kere bozduğunda seni bir daha asla rahat bırakmayacak. Evdeki herkesin köpeğe karşı her zaman aynı tutum ve kural setini uygulayabileceğinden emin misin?
        3. Yaklaşık 8-9 aylık olana kadar kasları gelişmeyecek ve sen ne kadar uğraşsan da evde yataklara ve koltuklara çişini yapacak. Annen bu durumu kaldırabilecek mi? :)
        4. Rutinini bozmaması lazım. Arkadaşların plan yapıp uygulayacak ama senin eve gidip köpeğinle ilgilenmen gerekecek. Sen bu durumu kaldırabilecek misin? :)
        5. Yeme içme kadar önemli bir ihtiyaç da oyun oynamak, aktivite yapmak olacak. Günde en az bir saatini ona ayırıp zaman geçirmelisin yoksa şirazesi kayacak, çeşitli yaramazlıklar yapacak, havlamalar başlayacak, gelip aile bireylerini darlayacak. Yeterince yorulmasını sağlayacak kadar zamanı her zaman verebilecek misin?
        6. Rutin mama ve veteriner masrafları olacak, tatillerde yanında götüremediğinde kalabileceği bir yer bulman gerekecek, ekstra ve bazen tedavisi çok pahalıya mal olan rahatsızlıklar geçirebilecek. Tüm bu masrafları uzun yıllar boyunca karşılayabilecek misin?
        Bunlar dışında da sana sürpriz olabilecek pek çok durum gelişecek, ben aklıma ilk gelenleri yazdım. Köpek bakmayı çocuk yapmaya benzetirler, bence güzel ve yerinde bir benzetme :) Durumu bir de bu şekilde değerlendir istersen, hem gündelik hayat düzenini hem de hayata dair genel planlarını yaparken onu ve onunla yaşamanın getirdiği kısıtları hesap etmek durumunda olacaksın, buna hazır mısın? Ben kendimi bildim bileli bir köpek istemiştim. Ailemle yaşarken bunu yapabilecek şartlara sahip değildim, öğrenciyken param yoktu, çalışmaya başlamamla birlikte bu engeli de aşmış oldum. Ama bir türlü emin olamadığım için 5 sene daha beklemiş bulundum. Bro geldiğinden beri de hep şunu düşünmüşümdür, “iyi ki daha önce bu işe girişmemişim”.
        İyi düşün, köpek sevgisinin seni gaza getirmesine izin verme, tüm şartları boylu boyunca değerlendir :) Bir kere köpek sahibi oldun mu bırakmak zorunda kalmayı gerçekten hiç istemezsin…
        İyi şanslar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s