Cenevre – 1 haftalık İsviçre turumuz başlıyor…

Türkiye’nin hızla iç-dış savaşa ilerlediği 2014 Ekim’inin ilk haftasında Dünya’nın “cennet” ülkelerinden biri olan İsviçre’yi gezme fırsatı buldum. Ülke görsel ve “yaşamsal” anlamda o kadar güzel ki, açıkçası bazen ağlayasım geldi gerçekten…

Arkadaşlarımız Gökçe ve Levent 2 ay önce İsviçre’nin Bern şehrine yerleştiler, biz de bu vesileyle bir hafta boyunca doya doya bu güzel ülkeyi gezme şansı bulmuş olduk. İsviçre özellikle Türkler için pahalı bir ülke ki Dünya genelindeki pahalılık sıralamalarında da oldukça tepelerde yer alıyor. Açıkçası zengin değilseniz İsviçre, ziyaret edilecek ülkeler listenizde pahalı olması nedeniyle geride kalabilir. Fakat “gereği neyse yapacağım” diyorsanız mutlaka gitmeli, görmelisiniz. Yatacak yere para vermediğimiz ve 2 aylık İsviçre tecrübelerini sömürdüğümüz arkadaşlarımızla beraber olduğumuz için biz görece ucuz ve bol gezmeli bir tatil yapabildik.

Genel bir bütçe ve formalite değerlendirmesi yapmak gerekirse şöyle bir resim çizebiliriz; İstanbul – İsviçre uçak biletleri ucuz. Biz seyahatten 1 ay önce, Pegasus’la 2 kişi gidiş dönüş 800 TL’lik bilet bulabildik mesela. Erken davranırsanız daha da ucuza getirebilirsiniz. TR’den Zurich veya Cenevre’ye uçabiliyorsunuz, Bern’de de havalimanı var fakat TR’den uçuş yok. İsviçre vize konusunda oldukça hızlı. İstanbul için aracı şirket Profilo AVM’nin içinde yer alıyor ve başvurudan sonra 3-4 işgünü içerisinde vizeniz elinize geçiyor. Konsolosluk “gereği kadar” süre veriyor, bize örneğin tam uçak biletlerimiz süresince yani kalış süremiz (8 gün) kadar vize verdi. Kişi başı 180 TL vize için, 50 TL de aracı firma için ödeme yaptık.

Biz Cenevre’ye uçtuk ve ilk günümüzü bu “zengin” ve “klas” şehre ayırdık. Evet, Cenevre izlenimlerimi özetleyen kelimeler bunlar. Diplomatik, düzenli, duruşundan zenginlik akan bir şehir Cenevre, snob bir tipi var. Çoğu İsviçre şehri gibi bir göl kıyısında konumlanmış. Hatta bu gölün ortasından itibaren güney kıyısı Fransa’nın, kuzey kıyısı ise İsviçre’nin. Uçaktan gölün şehir kıyısında yer almayan bölgelerini çekmeye çalıştım, görüntüler şöyle…

IMG_5001 IMG_5002 Cenevre Göl

 

Havalimanına vardıktan sonra şehre gitmeniz için gerekli tren biletlerini 3,50 franka alabilir ve 8-10 dakikalık bir yolculukla merkeze inebilirsiniz. Tren biletleri bölgelere göre ayrılıyor, havalimanı şehir merkezini de kapsayan “Zone 10” içinde. Cenevre İsviçre’nin Romandy bölgesinde yer aldığı için kullanılan dil ağırlıklı olarak Fransızca fakat Cenevre, kozmopolit yapısıyla, İsviçre içerisinde gezdiğim şehirlerde kulağıma İngilizce’nin en fazla çalındığı şehirdi.

Cenevre için özel bir plan yapmamıştık. Merkez İstasyon’da indiğimiz gibi kendimizi göle doğru verdik ve bakına bakına yürümeye başladık. Cenevre’nin fıskiyesi meşhur. 140 mt yükseğe kadar su fışkırtan bu fiskiyeyi kırılamayacak şekilde yapmışlar, böylece hiç sorun yaşamıyorlar… Şaka bir yana, aslında “su jeti” dedikleri bu arkadaş, şehir merkezine su taşıma sistemi yaptıkları sırada, fazla suyu basınçla bir yerlerden vermeleri gerektiğini fark ettiklerinde ortaya çıkmış. Detaylara şuradan (malesef İngilizce ile kısıtlı olarak) bakabilirsiniz. Son fotoyu “uğrunda ağlanacak bir fıskiye yap da ona ağla bari Melih Gökçek” diyerek kendisine ithaf ediyorum.

Cenevre FıskiyeCenevre FıskiyeM.Gökçek Fıskiye

Fıskiyeyi gördükten sonra gölü solumuza alarak yürümeye devam ettik ve dinlenmek için güzel bir nokta bulmuş olduk. İsviçre’de insana ve yaşam kalitesine değer veriliyor. Bu nedenle insanları eğlendirmek, rahatlatmak, zaman geçirecek alan yaratmak için çaba sarfedildiği açıkça görülebiliyor. Kullanılmış bisiklet lastiklerinden yapılan şu oyuncaklara bayıldım ben mesela. Yerel yöneticilerimize vizyon diliyorum, paraya da ihtiyaçları yok böyle yaratıcı fikirleri hayata geçirmek için.

IMG_4501 IMG_4504 IMG_4506

Bu alan gölün hemen kenarında bulunuyor ve hem yüzme hem de su sporları için düzenlenmiş. Hava sıcaklığı 18-20 derece civarındaydı ve yüzen bir insan vardı :) İsviçre’de yüzen çok, farklı örneklere ilerleyen yazılarda yer vermeye çalışacağım. Bu arada, göllerde çok sayıda ördek ve kuğu yaşıyor ve insanlara çok alışmışlar. Göl kıyısına oturduğunuz anda yanınıza gelip yiyecek bir şey verip vermeyeceğinizi yokluyorlar. Aşağıdaki arkadaş benim elimin tadına bakmaya çalıştı :) Acıtmadığı için Özgür’ün elmasından arta kalanları kendisine ve etkinliğe koşan diğer tüylü arkadaşlara verdik.

Cenevre, Göl, Kuğu

Bu arada, İsviçre’de en önemlisi yanınızda bir şişe taşımanız. Her yerde çeşmeler var, suyun tadı mis gibi, doldurup doldurup içersiniz. Şişe su almaya kalktığınızda 3 ila 5 frank arası harcamanız gerekecektir.

Uçağımız 2 saat rötar yapmış olduğu için çok zamanımız kalmamıştı. Merkezi şöyle bir turlayıp, bir şeyler atıştırıp bizi Bern’e götürecek trene binmek üzere istasyona döndük. Eğer Cenevre’ye 3-4 saat ayıracaksanız bisiklet kiralamanızı öneririm. Genelde tüm şehirlerin tren istasyonuna yakın noktalarda kiralama yapılıyor. Araba kullanımını azaltmak için belediyeler bisiklet teşviği yapıyorlar. Örneğin Bern’de ilk 4 saat, Zürih’teyse tamamen bedavaya kiralama yapabiliyorsunuz. Tek yapmanız gereken bisiklet başına 20 Frank depozito ve bir adet kimlik belgesi bırakmak.

Akşam 7’ye doğru, çalışanlar işlerinden çıkmış barlarda “sosyal içicilik” görevlerine başlamışlardı. Ancak bu saatten sonra şehirde birilerinin yaşadığına inanabildim ben şahsen. Türkiye’den sonra o kadar “insansız” ki şehirler, insan gerçekten hayret etmeyi spor haline getirebiliyor :)

İsviçre yazı dizisine diğer şehirlerle devam edeceğim, Cenevre özet oldu, bunu saymıyorum…

IMG_4515 IMG_4518 IMG_4522

Bu yazının bonusu, tren biletleri konusunda Gökçe’nin araştırmacı yönünü paylaşmak olsun. İsviçre kendisine; dakik, düzenli, rahat ve pahalı bir tren ağı kurmuş. Her yere trenle gidebiliyorsunuz fakat Türkiye’den İsviçre’ye uçuş için ödediğiniz miktarda ödeme yapmanız gerekebiliyor. Mesela Cenevre – Bern ya da Bern – Zürih biletleri 50 Frank civarında (1 kişi tek yön). Amaaa http://www.sbb.ch/en/travelcards-and-tickets/tickets-for-switzerland/supersaver-tickets/supersaver.html adresini ziyaret ederek kendinize %50’ye varan indirimlerle bilet ayarlayabilirsiniz. Biletleri en az 3-4 gün önceden almanız gerekiyor, sadece online olarak satın alma yapabiliyorsunuz ve biletinizi A4 kağıda basmanız gerekiyor. Tren istasyonlarında bu iş için ayrılmış PC’lerle basım işlemini yapabilirsiniz.  Eğer kalışınız 3-4 günü geçecekse ve bol bol gezecekseniz Swiss Pass’e de göz atmanızı öneririm.

Güzel ülkelerde yaşamanız dileğiyle….

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s